Ankara'daki Üniversite
Kütüphanelerinde Çalışan Kütüphanecilerin Almış Oldukları Internet Eğitimi
Case on study in Internet
taken by the librarians who work at University Libraries in Ankara
OLCAY, Erol
'Ankara'daki Üniversite Kütüphanelerinde Çalışan Kütüphanecilerin Almış
Oldukları Internet Eğitimi - Case Study on the Internet educated librarians who
work at University Libraries in Ankara', II Türkiye'de Internet Konferansı 14-15
Aralık 1996 Yayınlanmamış Bildiri, Istanbul Yeditepe Üniversitesi.
GIRIŞ
Bundan 10-15 yıl önce kütüphaneciler
"bilgi patlaması" nın kütüphanecilik mesleğine getirmiş olduğu yükü
omuzlamışlar, bilgisayarlar yardımı ile bilgilerin organizasyonunu
sağlamışlardı. Tek merkezde bulunan bir anabilgisayarda sunmak istedikleri
bilgileri depolamışlar ve bu ana bilgisayara uçlar bağlayarak bilgileri
kullanıcıların hizmetine sunmuşlardı. Oysa bugün kütüphaneciler, kullanıcılarına
bilgi sunarken oynayacakları rolü yeniden şekillendirmektedirler. Bilgisayar
ağları ile donatılmış kütüphanelerde, kütüphanecilerin rolünün ne olacağını
sormakta ve buna yanıt aramaktadırlar. Artık elektronik çağın doğurduğu yeni bir
araştırmacı tipi vardır ve kütüphanecilerin bunu anlayıp idrak etmeleri
gerekmektedir.
Çünkü 1990'lı yıllarda gelişen ve değişen
bilgi erişim teknolojisi kütüphanelerde bulunan kaynakların paylaşımına bir
kolaylık getirmiştir. Öyle ki bilgi teknolojisi herhangi bir bölge kütüphanesi
ya da üniversitelerde bulunan bilgisayar ağlarının birbirlerine bağlanmasını
olanaklı hale getirmiş, uzaktan kullanılabilen kütüphane kataloglarına açılan
elektronik kapılar oluşturmuştur.
Bilgi teknolojisi kütüphanecilere değişik
fırsatlar yaratmıştır. Bu fırsatların en önemlisi belki de Internet olgusudur.
Internet, bilgisayar ağlarını birbirlerine bağlayan ağların ağı olarak anılmaya
başlanmış, ağlar arasında bir iletişim yolu olmuş, kaynak paylaşımını
kolaylaştırmıştır.
Kütüphane hizmetlerinde Internet'in
getirmiş olduğu yenilikler yalnızca bugüne değin kütüphane işlemlerinde
yapılanlarla sınırlı değildir. Internet kişiler arasında bir iletişim aracı
olmuştur. Bunun yanı sıra Internet paylaşma ve dayanışma ortamı olmuştur. Artık
kütüphane hizmetleri yeni bir boyutla algılanmaktadır. Her kütüphaneci dünyanın
çeşitli yerlerindeki kütüphane koleksiyonları hakkında fikir sahibi olabilmekte,
kütüphane çalışanları birbirleri ile kolaylıkla iletişim kurabilmektedirler.
Kısaca Internet, araştırmacının, kütüphanecinin ve kütüphanelerin yeni bir boyut
kazanmasını sağlamıştır.
Kütüphanecilerin çalışma ortamı bu
gelişmeler sonucu değişmiştir. Ancak araştırmacıların çalışma ortamı da
değişmiştir. Eskiden kütüphanelere gidip kart kataloğu, danışma kaynaklarını
inceleyen araştırmacılar buldukları bibliyografik künyelerden yararlanarak
materyalin kendisine ulaşmak için ayrı bir çaba harcarlardı. Oysa şimdi
ofislerinde oturarak bilgisayarlarından dünyadaki çeşitli üniversitelerin ya da
bilgi merkezlerinin çevrimiçi kataloglarına erişebilmekte, istediği materyali
dosya aktarma yolu ile kendi bilgisayarına alabilmektedirler. Acaba akademik
personel ya da araştırmacılar bu ortama ayak uyduramayan üniversite
kütüphanesine gitmekten vazgeçmeyecek midir' Kütüphaneciler böyle bir endişeyi
içlerinde duymalıdırlar.
Kütüphaneciler bu yeni bilgi dünyasında
kendi rollerini yeniden belirlemek, bu rolü oynamak ve kullanıcılarına en iyi
hizmeti vermek zorundadırlar. Bu hizmetleri vermek için elverişli ortamlar
hazırlamak da kütüphanecilerin bu yeni rolleri gereğidir.
1.2. ÇALIŞMANIN AMACI
Hangi üniversite kütüphaneleri bu
olanakları uygulayabilecek kütüphaneci grubuna sahiptir. Bugüne baktığımızda bu
soruya verilecek yanıtın pek umut verici olmadığını görüyoruz.
Internet'e erişebilen kütüphanecilerin
sayısı önemlidir. Acaba kaç kütüphaneci Internet ortamındaki bilgi kaynaklarına
rahatça erişebilmektedir? Erişebilenlerin Internet'i sağlıklı ve etkin bir
şekilde kullandıkları söylenebilir mi? Bu konu ile ilgili bir eğitim aldılar mı?
Tüm bu sorunlar; Ankara'da bulunan
üniversite kütüphanelerinde Internet kullanımı ve kütüphane hizmetlerindeki
uygulamalarının incelenmesinin ve kütüphanecilerin konu ile ilgili eğitimlerinin
hangi düzeyde olduğunun saptanmasının zorunlu olduğunu göstermektedir.
Üniversite kütüphanelerinde çalışan
kütüphanecilerin Internet ile ilgili eğitim gereksinimlerinin ne olduğunu ve bu
eğitimin kimler tarafından desteklenmesi gerektiğini belirlemek başlıca amacımız
olmuştur.
ÇALIŞMANIN ALANI VE KAPSAMI
Araştırma alanını Ankara'daki altı
üniversiteye ait (Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilkent
Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi)
kütüphaneler (merkez, fakülte, bölüm, enstitü, yüksek okul) oluşturmaktadır.
Ayrıca araştırma kapsamına, üniversitelere hizmet sunduğu için Yükseköğretim
Kurulu (YÖK) Dokümantasyon Merkezi de dahil edilmiştir. Kuruluş şu anda yeni bir
yapılanma içinde. Ama bu çalışmanın sonuçlarını etkileyecek düzeyde bazı
gelişmeler henüz saptanamamış durumdadır.
Çalışmada zaman yönünden bir sınırlamaya
gidilmemiştir. Çünkü Internet ülkemiz üniversite kütüphaneleri için yeni bir
olgudur.
BÖLÜM 4
Kütüphanecilere nasıl bir eğitim istedikleri de sorulmuştur. Bu sorudan
amaçlanan, kütüphanecilerin eğitim beklentilerini saptamak ve bu konuda çalışmak
isteyenlere bir ışık tutmaktır.
4.2. VERI TOPLAMA TEKNIKLERI
Yukarıda sorulan soru Ankara'daki
üniversite kütüphanelerindeki mevcut durumu gözler önüne sereceğine
inanılmıştır. Dolayısı ile soruların direkt olarak kütüphanecilere ve onların
yöneticilerine sorulması düşünülmüştür. Bu amaçla bir anket düzenlenmiştir.
Düzenlenen anket ve yöneticilerle yapılan görüşmelere değgin açıklamalar aşağıda
açıklanmıştır.
ANKET
Anket sonucu toplanacak olan bilgiler
araştırma sonucunu ciddi bir biçimde etkileyeceğinden anket ayrı bir önem ve
titizlikle hazırlanmıştır. Anket sorularının yönlendirici olmamasına ve kolay
anlaşılır olmasına dikkat edilmiştir. Bu yüzden anket formları herkese elden
dağıtılmadan önce Bilkent Üniversitesinden dört deneğe uygulanmıştır. Uygulama
sonucu bazı soruların yanlış anlamaya yol açtığı saptanmıştır. Bu nedenle
değiştirilmesi uygun bulunmuştur. Anket formunda gerekli düzeltmeler yapıldıktan
sonra diğer katılımcı kütüphanecilere ve YÖK Dokümantasyon Merkezine, Bilkent
Üniversitesi Kütüphanesindeki dört deneğe yeniden dağıtılmıştır.
Ankette 7'si açık uçlu olmak üzere 45 soru
sorulmuştur. (Bkz. Ek-1) Bu sorulardan açık uçlu olanlar doğal olarak
kütüphanecilerin düşüncelerini almaya yönelik sorular olmuştur.
Bağlı olmayanlar Internet eğitimi ile
ilgili soruları yanıtlamaya yönlendirilmişlerdir.
4.2.2. YÖNETICILERLE GÖRÜŞME
4.3. KATILIMCI KÜTÜPHANELER VE
KÜTÜPHANECILER
Araştırmada hedef olan grup
kütüphaneciler olmuştur. Onların çalışma ortamı olan kütüphaneler de önemlidir.
Bu nedenle niteliklerin araştırılması gerekmiştir.
Anketi yanıtlayacak olan kütüphane
çalışanlarının özellikle kütüphanecilik eğitimi almış olmalarına dikkat
edilmiştir. Çünkü Internet yalnızca öğrenilmesi gereken bir bilgisayar sistemi
değil, bilgi dünyasında bir çok bilgi kaynağını barındıran ağların birbirine
bağlanmış olduğu bir ağdır. Kütüphanecilerin, bugüne değin gelişen bilgi
yönetimindeki becerileri sayesinde, Internet'le gelen bilgilerin kalitesinin
değerlendirilmesinde ve organizasyonunda aktif bir rol almaları gerekmektedir (Ladner
and Tillman 1993 a : 1).
Tablo 2, katılımcı kütüphaneler ve
kütüphanecilerin sayısal verilerini göstermektedir. Anket formu, tablo 2'de
gösterilen katılımcı kütüphanelerde çalışan toplam 111 kütüphaneciye
dağıtılmıştır. Bunlardan 78 adedine yanıt alınmıştır. Böylelikle ankete katılım
oranı % 70.2 olarak gerçekleşmiştir. Anketi yanıtlayan kütüphanecilerin
niteliksel dağılımı tablo 3'de gösterilmiştir.
Tablo 2. ANKETI YANITLAYAN
KÜTÜPHANECILERIN ÜNIVERSITE KÜTÜPHANELERINE GÖRE DAĞILIMI
Katılımcı Üniversite Kütüphanesi Dağıtılan Anket Formu Sayısı Geri Dönen Anket
Formu Sayısı Katılım Yüzdesi
(%) Genel Anket Yanıtları Içindeki Payı (%)
(N=78)
Başkent 5 5 100 6,4
Bilkent 32 28 87,5 35,9
Hacettepe 12 10 83,3 12,8
ODTÜ 18 11 61,1 14,1
YÖK 22 13 59,0 16,7
Gazi 14 7 50,0 9
Ankara 8 4 50,0 5,1
TOPLAM 111 78 70.2 100,0
4.3.1. KÜTÜPHANECILERIN NITELIKSEL
DAĞILIMI
Anketi yanıtlayan kütüphanecilerin
niteliksel dağılımı da tablo 3'te gösterilmiştir. Katılımcıların % 51,3'ünü
uzman kütüphaneciler, % 23,1'ini bölüm sorumluları, % 6,4'ünü 5 müdürler,
%2,6'sını Daire Başkanları ve %16,7'sini kütüphaneciler oluşturmaktadırlar.
4.3.2. DENEKLERIN IŞ DENEYIMLERI
Deneklerin iş deneyimlerinin de önemli
olduğu düşünülmüştür. Bu yüzden tablo 4'te deneklerin iş deneyimleri çalıştığı
yıllara göre düzenlenmiştir.
Görülüyor ki deneklerden 40 kişinin-ki bu
toplam katılımcıların % 51,3'ünü oluşturmaktadır- iş deneyimi beş yılın
altındadır. On yılın altında çalışma süresi olan denek sayısı ise 69'dur. Bu da
toplam deneklerin % 88,5'ini oluşturmaktadır. Anketi yanıtlayan deneklerin
büyük bir çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır. Bir başka deyişle; önümüzdeki 15
yılda Ankara'da üniversite kütüphanelerinde bu kütüphaneciler görev
yapacaklardır. Bu durum, bu araştırmanın ne denli önemli olduğunu bir kat daha
ortaya koymuştur.
Tablo 3. ANKETI YANITLAYAN DENEKLERIN
UNVANLARINA GÖRE DAĞILIMI
Unvanı Kişi Sayısı
(N=78) Yüzde (%)
Kütüphaneci 13 16,7
Uzman Kütüphaneci 40 51,3
Bölüm Sorumlusu 18 23
Müdür 5 6,4
Daire Başkanı 2 2,6
Tablo 4. ANKETI YANITLAYANLARIN IŞ
DENEYIMLERINE GÖRE DAĞILIMI
Çalışma süresi (yıl) Kişi sayısı
(N=78) Yüzde (%)
1-5 40 51,2
6-10 29 37,2
11-15 3 3,8
16-20 5 6,5
20 + 1 1,3
4.3.3. KÜTÜPHANELERIN NITELIKSEL DAĞILIMI
Bu çalışmada özellikle üniversite
kütüphaneleri ele alınmıştır. Üniversitelerde kütüphaneler çeşitli özellikler
göstermektedir. Ankara'da kampus ve bölüm esasına dayalı üniversitelerin yanı
sıra kürsü esasına dayalı ve dağınık yerleşimli üniversiteler de bulunmaktadır.
Bu nedenle üniversite bünyesinde hizmet veren her tür kütüphanenin olması ve bu
kütüphanelerde çalışanların (merkezi, bölüm, fakülte, yüksekokul vb.) anketi
yanıtlamaları araştırmamızı olumlu yönde etkilemiştir.
Yukarıda belirtildiği gibi, bu çalışmada
gözler kütüphanecilere çevrilmiştir. Kütüphaneler de önemlidir ancak
kütüphanecilerin kendilerini Internet ortamına hazırlamaları halinde, bu
hazırlığın kütüphaneleri olumlu olarak etkileyeceği açıktır.
Kütüphanecilerin hangi tür kütüphanelerde
çalıştıklarının dağılımına gelince; ankete katılanların %92,3'ünü oluşturan 72
kişilik bir grup merkezi kütüphanede çalışmaktadır. Yüzde 2,6'sını oluşturan 2
kişilik bir grup bölüm kütüphanesinde ve %5,1'ini oluşturan 4 kişilik grup da
diğer (fakülte, yüksekokul vb.) kütüphanelerde çalışmaktadır. Bu bilgiler tablo
5'te gösterilmiştir.
Tablo 5. ÇALIŞTIKLARI KÜTÜPHANE TÜRLERINE
GÖRE ANKETI YANITLAYANLARIN DAĞILIMI
Kütüphanenin türü Kişi sayısı %
Merkezi Kütüphane 72 92,3
Bölüm Kütüphanesi 2 2,6
Diğer 4 5,1
4.4. ANKET SONUÇLARININ DEĞERLENDIRILMESI
Anket sonuçları elden dağıtılıp elden
toplanmıştır. Kişilerin yönlendirilmemesi için deneklerin anketi kendi başlarına
yanıtlamaları istenmiştir. Böylelikle daha objektif yanıtların alınabileceğine
inanılmıştır.
Anket sonuçları bilgisayar ortamında bir
istatistik çözümleme programı (SAS - Statistical Analysis for Sciences) ile
değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin gerçekleşebilmesi için anketle toplanan
veriler veri kodlama kâğıdına kodlanmış, daha sonra bilgisayar ortamına
aktarılmıştır.
Açık uçlu sorular ise elle
değerlendirilmiştir. Tezin belli bölümlerinde açık uçlu sorulara verilen
yanıtlardan bazı alıntılar yapılmıştır.
BÖLÜM 5
ANKARADA'KI ÜNIVERSITE KÜTÜPHANELERINDE
ÇALIŞAN KÜTÜPHANECILER VE INTERNET
Kütüphanecilerin almış oldukları Internet
eğitim programlarına, bu eğitim programlarının kimlerce desteklendiği ve
kütüphanecilerin Internet eğitiminden ne beklediklerine değgin bulgular da bu
bölümde anlatılmıştır.
5.1. DONANIM
Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin
kütüphane hizmetlerine yenilik getirebilmeleri ve Internet olanaklarını
uygulayabilmeleri için gereken bilgisayar donanımlarına sahip olmaları
gerekmektedir. Araştırmamızda bu konu ile ilgili bilgileri topladık. Sonuçlar
aşağıdaki gibidir.
INTERNET BAĞLANTISI OLAN KÜTÜPHANELER
Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin
Internet'e bağlı olup olmadıkları araştırılmış ve sonuçları alınmıştır. Buna
göre üniversite kütüphanelerinin bağlı olduğu kuruluşların tümü Internet'e
bağlıdır. Yani kütüphanelerin Internet'e bağlanma olanakları mevcuttur. Ancak
sadece Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi, ODTÜ Kütüphanesi, Başkent Üniversitesi
Kütüphanesi, Gazi Üniversitesi Kütüphanesi Internet'e bağlıdır. YÖK
Dokümantasyon Merkezi, Hacettepe Üniversitesi Kütüphaneleri ve Ankara
Üniversitesi Kütüphaneleri ise henüz Internete bağlı değildir. Tablo 6, Nisan
1996 itibarı ile kütüphanelerin Internet'e bağlı olup olmadıklarını ve bağlı
iseler hangi tarihten itibaren bağlı olduklarını göstermektedir.
Tablo 6. NISAN 1996 ITIBARI ILE INTERNET'E
BAĞLI OLAN KÜTÜPHANELER
Kütüphane Bağlı olup olmadığı Hangi tarihte bağlandığı Bağlantı süresi (ay)
Ankara Üniv. Hayır -- -
Başkent Üniv. Evet Haziran 1995 9
Bilkent Üniv. Evet Ocak 1992 52
Gazi Üniv. Evet Temmuz 1995 8
ODTÜ Evet Nisan 1993 36
Hacettepe Üniv. Hayır -- --
YÖK Hayır -- --
Bu duruma göre Internet konusunda en
deneyimli kütüphanenin Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi olduğu gözlenmiştir.
ODTÜ Kütüphanesinin bağlantı süresi 36 aydır. Bu süre küçümsenmemelidir. Başkent
ve Gazi Üniversitesinin bağlantı süreleri 8 ve 9 aylık sürelerle birbirlerine
çok yakındır.
5.1.2. INTERNET ERIŞIMI OLAN
KÜTÜPHANECILER
Internet'e erişebilen kütüphanecilerin
sayıları Tablo 7'de belirtilmiştir. Buna göre 78 kütüphaneciden 51'i (%65,4)
Internet'e erişilebilmektedir.
Tablo 7. ANKETE YANIT VEREN
KÜTÜPHANECILERIN INTERNET'E ERIŞIMLERININ SAYISAL DAĞILIMI
Anketi yanıtlayanlar Kişi sayısı
(N=78) Yüzde
(%)
Internet'e erişebilen kütüphaneciler 51 65,4
Internet'e erişimi olmayan kütüphaneciler 27 34,6
Genel dağılım içerisinde, 78 denekten
%65,4'ünün Internet'e erişim yapabildiği saptanmıştır. Bilkent Üniversitesi ve
Başkent Üniversitesi Kütüphanelerinden anketi yanıtlayan 33 denek
çıkarıldığında ise -ki anketi yanıtlayanların üçte birinden fazlasını
oluşturmaktadır- 45 kişilik bir katılımcı grubu kalmaktadır. Bunun da 18'inin
Internet'e erişimi olduğu düşünülürse % 40'lık bir kütüphaneci grubunun
Internet'e erişimi söz konusu olmaktadır.
INTERNET'E BAĞLANTISI OLAN
KÜTÜPHANECILERIN ERIŞIM OLANAKLARI
Kuşkusuz Internet olanaklarını
kullanabilmek için Internet'e bağlı olmanın yanı sıra, erişim amacıyla
kullanılacak bir uç'un (terminal) olması da gerekmektedir. Bu yüzden deneklere
Internet'e erişim amacı ile kullandıkları bir uçlarının olup olmadığı
sorulmuştur. Buna göre erişim amacı ile kullandıkları bir ucu olan kütüphaneci
sayısı 45, olmayanların ise 6'dır. Internet'e bağlı olmayanların sayısı 27'dir (Bkz.
Tablo 9). Anketi yanıtlayan tüm denekler düşünüldüğünde, Internet'e
erişebileceği bir uca sahip olanların yüzdesi de %57,7 olmaktadır.
Tablo 9. INTERNET'E ERIŞIM OLANAĞI OLAN
KÜTÜPHANECILERIN UÇ SAHIBI OLUP OLMADIKLARININ DAĞILIMI
Anketi yanıtlayan kütüphanecilerden Kişi sayısı
(N=51) (%)
Ucu olanlar 45 88,23
Ucu olmayanlar 6 11,76
Tablo 10. INTERNET'E ERIŞIM AMACIYLA SAHIP
OLUNAN UÇLARIN KIMLERLE PAYLAŞILDIĞININ DAĞILIMI
Internet'e erişim amacıyla ucu Kişi sayısı
Yüzde (%)
Yalnızca kendi kullanan 12 26,7
Bölümündeki diğer kütüphanecilerle paylaşan 10 22,2
Kütüphanedeki tüm kütüphaneciler ile paylaşan 2 04,5
Kütüphane çalışanlarının hepsi ile paylaşan 7 15,5
Üniversite mensubu olan herkesle paylaşan 14 31,1
TOPLAM 45 100,0
Uçların başka meslektaşlarla paylaşılıp paylaşılmadığı da önemlidir. Internet'e
bağlı olan kütüphanelerdeki kütüphaneci sayısı 51'dir. Fakat sadece 45'inin
erişim yapabileceği bir ucu bulunmaktadır. Bu kütüphanecilerden 12'si ucu tek
başına kullanabilmektedir. Bu durum Tablo 10 'da belirtilmiştir. Internet'e
bağlı uçları bölümündeki diğer kütüphanecilerle kullananların sayısı da 10'dur.
Yedisi bu ucu kütüphane çalışanlarının hepsi ile paylaşırken, 2'si de
işyerlerindeki diğer kütüphanecilerle paylaşmaktadırlar. Üniversite mensubu olan
herkesle paylaşanların sayısı da 14'tür. Bu, vurgulanan en büyük değer olmuştur.
5.1.5. ÜNIVERSITE KÜTÜPHANELERININ ALMIŞ
OLDUKLARI BILGISAYAR DESTEĞI
Kütüphanecilerin bilgisayarcı olmadıkları
ve ortaya çıkacak donanım ve yazılımla ilgili sorunları çözmek için zaman zaman
yardıma gereksinimleri olacağı açıktır. Dolayısı ile hem bilgisayar kullanımı
eğitiminden hem de teknik destekten sorumlu olabilecek ve gerektiğinde
kütüphanecilerden yardımını esirgemeyecek bir birim gerekmektedir. Bu görev,
üniversitelerde genellikle bilgi işlem birimince üstlenilmiştir.
Araştırmada deneklere 'Üniversitenizdeki
bilgisayar biriminden destek alıyor musunuz'' diye bir soru sorulmuştur. Daire
Başkanları ile yapılan görüşmelerde anketi yanıtlayan üniversite
kütüphanelerinin yöneticilerinden 4'ü her konuda yardım aldığını açıklamıştır.
Diğer üç yönetici de Internet'e bağlı olmadıklarını, bu yüzden böyle bir
gereksinim duymadıklarını, dolayısı ile şu anda hiçbir yardım ve destek
görmediklerini bildirmişlerdir.
Tablo 11. KÜTÜPHANECILERIN ALMIŞ OLDUKLARI
BILGISAYAR DESTEĞI
Alınan bilgisayar desteği Kişi sayısı (N=78) Yüzde
(%)
Veri tabanı oluşturma konusunda destek alanlar 44 61,9
Internet yazılımı ile ilgili olarak destek alanlar 29 40,8
Internet donanımı ile ilgili 36 50,7
Internet öğretimi ile ilgili 34 47,8
Bilgisayar donanımının yaşatımı ile ilgili 54 76,0
* Birden çok seçenek
işaretlenebildiğinden % 100 çakışmamaktadır.
Aynı soru çalışan kütüphanecilere de sorulmuştur. Onların bu konudaki görüşleri
yöneticilerinin yanıtlarından biraz farklıdır. Yedi yöneticinin dahil edilmediği
bu değerlendirme aşağıdaki gibi yorumlanmıştır:
Çalışan 71 kütüphaneciden 56'sı bilgisayar
biriminden tam destek aldığını belirtmiş, 14 kişi ise alamadığını belirtmiş ve
bir kişi de soruyu yanıtlamamıştır.
Tablo 11'de kütüphanecilerin bilgisayar
biriminden hangi konuda yardım aldıklarının bir analizi sergilenmektedir.
Görüldüğü gibi kütüphaneciler en çok 'bilgisayar donanımının yaşatımı' ve 'veri
tabanı oluşturma' konusunda destek almaktadırlar. Internet'e bağlı olmayan
kütüphaneci sayısı 27'dir. Oysa soruyu yanıtsız bırakan 1 kişi de dahil
edildiğinde 15 kişinin yardım almadığı saptanmıştır. Bu da katılımcıların %
21,1'ini oluşturmaktadır.
5.5. INTERNET'TEN HABERDAR OLMA VE
INTERNET EĞITIMI
Kütüphanecilerin Internet'ten nasıl
haberdar oldukları, Internet kullanmayı nasıl öğrendikleri ve Internet eğitimi
konusundaki düşünceleri aşağıda açıklanmaktadır. Bu kesimde ayrıca verilmesi
gereken eğitim programlarının nasıl olması ve kimler tarafından desteklenmesi
gerektiği yine kütüphanecilerin görüşlerine dayanılarak aktarılmıştır.
5.5.1. KÜTÜPHANECILER INTERNET'TEN NE
ZAMAN VE NASIL HABERDAR OLDULAR'
Katılımcılara Internet'ten ne zaman ve
nasıl haberdar oldukları sorulmuştur. Bu soru katılımcılara seçenekli olarak
sunulmuş ve birden çok seçenek işaretleyebilecekleri belirtilmiştir. Tablo 22
seçeneklerin dağılımını göstermektedir.
Yirmialtı kişi çalıştığı üniversitenin Internet'e bağlanması nedeni ile
Internet'ten haberdar olduklarını vurgulamışlardır. Konu ile ilgili literatürü
okuyarak veya kulaktan dolma diğer meslektaşlarından duyarak Internet'ten
haberdar olanların sayıları 15'tir. Ondört kişi kütüphanecilik eğitimi
sırasında, 8 kişi de bir kuruluşun
Tablo 22. KÜTÜPHANECILER INTERNET'TEN
NASIL HABERDAR OLDULAR'
Nasıl haberdar olunduğu Kişi Sayısı %
Üniversitemizde kullanılmaya başlandığı için haberim oldu 26 33,33
Bir kuruluşun düzenlediği konferansta Internet'ın adını duydum 8 10,25
Kütüphanecilik eğitimim sırasında 14 17,94
Konu ile ilgili literatürü okuyarak 15 19,23
Işe ilk başladığımda çalıştığım kütüphanede vardı 5 6,41
Kulaktan dolma bilgilerle diğer meslektaşlarımdan 15 19,23
Haberim yok 5 6,41
*Birden çok seçenek işaretlendiğinden %100 çakışmamaktadır.
düzenlediği konferans sayesinde
Internet'ten haberdar olduklarını açıklamıştır. Işe ilk başladığında
Internet'ten haberdar olanların sayısı 5'tir. Internet'ten bugüne değin haberi
olmayan kütüphanecilerin sayısı da 5'tir.
KÜTÜPHANECILER INTERNET KULLANMAYI NASIL
ÖĞRENDILER'
Kütüphanecilere Internet kullanmayı nasıl
öğrendikleri sorulmuştur. Bu soruya yanıtların belirtilen seçeneklere göre
verilmesi istenmiştir. Ancak deneklere birden çok seçeneği işaretleyebilecekleri
söylenmiştir. Tablo 23 bu soruya verilen yanıtları göstermektedir.
Bu çalışmaya başlamadan önce
kütüphanecilerin Internet konusunda örgün bir eğitimden geçmedikleri
varsayılmıştır. Tablo 23, 31 kişinin Internet'i kullanmayı bilmediğini ortaya
çıkarmıştır. Bu sayı katılımcıların %39,7 sini oluşturmaktadır. Bilkent
Üniversitesi Kütüphanesi ve Başkent Üniversitesi Kütüphanesindeki denekler
çıkarıldığında da Internet'i kullanmasını bilmeyenlerin oranı %69'a
yükselmektedir..
Tablo 23. KÜTÜPHANECILER INTERNET'I NASIL
ÖĞRENDILER'
Nasıl Öğrendiği Kişi sayısı %
Yöneticilerin özendirmesi ya da zorlaması soucu (1.seçenek) 0 00,0
Ilgili bir kursa katılarak (2.seçenek) 3 03,8
Çalıştığım iş yerinde Internet kullanan diğer kişilerden (3.seçenek) 13 16,7
Kendi çabalarımla (4.seçenek) 7 09,0
Kütüphanecilik eğitimim sırasında (5.seçenek) 2 02,6
Kullanmasını bilmiyorum (6.seçenek) 31 39,7
*Birden çok seçenek
işaretlendiğinden %100 çakışmamaktadır.
Çalıştığı iş yerinde Internet kullanan
diğer kişilerden Internet'i öğrenenlerin sayısı 13'tür. Bu seçenek deneklerce
işaretlenen ikinci büyük değer olmuştur. Kendi çabaları ile öğrenen 7 kişinin
yanı sıra ilgili bir kursa katılarak Internet kullanmayı öğrendiğini
belirtenlerin sayısı da 3'tür.
Kütüphanecilik eğitimleri sırasında
Internet'i öğrendiklerini belirtenlerin sayısı da 2'dir. Bu sayısal olarak az
görünse bile, Internet eğitiminin kütüphanecilik okullarında verilmeye
başlandığını göstermektedir.
Tablo 23 yalnızca bir seçenek işaretleyen
kütüphanecilerin sayısal verilerini kapsamaktadır. Oysa birden çok seçenek
işaretleyen katılımcılar da vardır. 2, 3 ve 4. seçeneği birarada işaretleyen;
yani ilgili bir kursa katılarak (2. seçenek), çalıştığı iş yerinde Internet
kullanan diğer kişilerden (3. seçenek) ve kendi çabaları ile (4.seçenek)
Internet'i öğrenmeye çalışanların sayısı 6'dır. Yalnızca 3 ve 4. seçenekleri
işaretleyen 8 kişi, 2 ve 4. seçenekleri işaretleyen 5 kişidir. 3. ve 4.
seçeneklerle beraber, kütüphanecilik eğitimi sırasında (5.seçenek) Internet'i
öğrendiğini belirten 1 kişi; 3 ve 5. seçenekleri birarada işaretleyen 1 kişi
bulunmaktadır. Yöneticilerin
özendirmesi sonucu (1. seçenek) seçeneği
ile 2 ve 4. seçenekleri birarada işaretleyenlerin sayısı ise 1 kişidir.
Dikkat edilirse 4. seçenek olan 'kendi
çabaları ile öğrenme' 28 kez yinelenmiştir. Bu sayının genel katılım
içerisindeki oranı %35,89'dur.
5.5.3. KÜTÜPHANECILERIN KATILDIĞI EĞITIM
PROGRAMLARI
Internet eğitimi almış kütüphaneci sayısı
28 olarak bulunmuştur. Bu sayı tüm katılımcıların % 35,89'unu oluşturmaktadır.
Tablo 24 izlenen eğitim programlarının ne olduklarını göstermektedir. Eğitim
alanların yalnızca 2'si kütüphanecilik eğitimi sırasında bu eğitimi aldıklarını
belirtmişlerdir. Deneklerden 11 kişi de Internet ile ilgili yapılan bazı
konferanslara katıldıklarını belirtmişlerdir.
Bilkent Üniversitesi Kütüphanesinden
kütüphaneciler 'UNIX işletim sistemi ve e-posta' adlı 3 günlük bir kursa
katıldıklarını belirtmişlerdir. Gazi Üniversitesi Kütüphanesinde çalışan
kütüphaneciler de TÜBITAK, ODTÜ VE ÜNAK'ın düzenlemiş olduğu seminerler ve
konferanslara katıldıklarını belirtmişlerdir. ODTÜ kütüphanesi çalışanları ise
yine UNIX işletim sistemi ve Internet ile ilgili bir kursa katıldıklarını
belirtmişlerdir.
Tablo 24. KÜTÜPHANECILERIN INTERNET
KONUSUNDA KATILMIŞ OLDUKLARI EĞITIM PROGRAMLARI
Eğitim Programının ne olduğu Kişi Sayısı
(N=28) %
Ilgili bir kursa katıldım 15 53,6
Internet'in anlatıldığı bir konferansa katıldım 11 39,3
Kütüphanecilik eğitimim sırasında 2 7,1
5.5.4. INTERNET EĞITIM PROGRAMLARINI
DESTEKLEYENLER
Deneklere katıldıkları eğitim
programlarının kimler tarafından desteklendiği sorulmuştur. Yanıtlar tablo 25'te
gösterilmektedir. Buna göre 18 kişi yöneticileri tarafından, 1 kişi mesleki bir
dernek tarafından, 2 kişi de kuruluşundaki bilgi işlem merkezi tarafından
desteklenmiştir. Yedi kişi de kendi olanakları ile bu eğitim programlarına
katıldıklarını belirtmişlerdir.
Tablo 25. KÜTÜPHANECILERIN KATILMIŞ
OLDUKLARI EĞITIM PROGRAMLARINI DESTEKLEYENLER
Destekleyen Kişi ya da Kuruluş Kişi Sayısı %
Yöneticileri tarafından desteklenen 18 64,3
Mesleki derneklerce desteklenen 1 03,6
Kuruluşlarındaki bilgi işlem birimince desteklenen 2 07,1
Kendi olanakları ile 7 25,0
Internet eğitimi aldığını belirten 28
kütüphaneci, tablo 23'te, yöneticilerin Internet eğitimini özendirmediğini ya da
konu ile ilgili bir zorlamalarının söz konusu olmadığını söylemişti (Bkz. Tablo
23). Oysa tablo 25 bu durumla çelişmektedir. Internet eğitimi alan 28
kütüphaneciden 18'i (%64,3) yöneticilerinin sağladığı destek ile bir eğitim
programına katılmışlardır. Burada çelişkili bir durum söz konusudur. Ama
anlaşılması gereken anket sorularının yanlış sorulduğu değildir. Buradan
çıkarılan sonuç şudur:
Internet olanağının üniversiteye
getirilmesi sonucu Internet kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Kütüphanelerin
bağlı olduğu kuruluşların düzenlediği kurslar elbetteki çalışanlara
duyurulmakta, kurslara katılmak isteyenler kendi kararlarında serbest
bırakılmaktadır. Bu durumda yönetici özendirici ya da zorlayıcı bir tavır
içerisine girmemektedir. Bu nedenle kütüphaneciler bu konuda yöneticilerinin bir
rolü olup olmadığı konusunda yorum yapmakta güçlük çekmişlerdir.
Yedi kütüphaneci kendi çabaları ile bir
eğitim programına katıldıklarını belirtmiştir. Bu veri genel katılımcıların %
8,97'sini oluşturmaktadır. Bu 7 kişiden 1'inin çalıştığı kütüphane (Ankara
Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Kütüphanesi) Internet'e bağlı
değildir.
KÜTÜPHANECILER IÇIN INTERNET EĞITIM
PROGRAMLARININ KIMLER TARAFINDAN SAĞLANMASI VE NASIL OLMASI GEREKTIĞI
KONUSUNDAKI BULGULAR
Deneklere Internet eğitiminin nasıl
olması ve kimler tarafından sağlanması gerektiği konusunda açık uçlu bir soru
sorulmuştur. Tablo 26, eğitimin kimler tarafından verilmesi gerektiği şeklinde
düzenlenmiştir. Tablo 27 ise eğitimin nasıl olması gerektiği konusunda
deneklerin düşüncelerini göstermektedir.
Bu soruda deneklere birden çok seçenek
işaretleyebilecekleri söylenmiştir. Bu nedenle sonuçlar %100 çakışmamaktadır.
KÜTÜPHANECILER IÇIN INTERNET EĞITIM
PROGRAMLARININ KIMLER TARAFINDAN VERILMESI GEREKTIĞI KONUSUNDAKI BULGULAR
Tablo 26'da 24 denek, kütüphanecilik
mesleğine yakın ya da kütüphanecilik mesleğini bilen bir bilgisayar uzmanı
tarafından Internet eğitiminin verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yirmi denek
de kütüphanecilerin bağlı olduğu kuruluşça bu kursun verilmesi gerektiğini
vurgulamışlardır. Ondört kişilik bir grup ise Internet eğitiminin Kütüphanecilik
okullarınca üstlenilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. On kişilik bir grup da
Internet eğitiminin mesleki dernekler tarafından verilmesi gerektiği konusunda
fikir birliğine varmışlardır.
Altı kişilik bir grup düşüncesini şöyle belirtmiştir: 'Internet kursunu
kütüphaneciler vermelidir.' Dört kişi Internet kurslarının TÜBITAK tarafından
verilmesini savunurken, 3 kütüphaneci de 'Internet'e bağlı olan kütüphanelerle
işbirliği yapılıp diğer kütüphaneciler bu eğitimi vermelidirler' şeklinde
görüşlerini belirtmişlerdir. Bir kişi ; 'her kütüphaneci kendi çabalarıyla
öğrenmelidir' derken,
YÖK Dokümantasyon Merkezinden katılan
bir kütüphaneci de 'Internet kursu Kütüphaneler Genel Müdürlüğü ve Milli
Kütüphane Başkanlığınca verilmelidir' şeklinde düşüncesini belirtmiştir.
Tablo 26. KÜTÜPHANECILER IÇIN INTERNET
EĞITIMININ KIMLERCE VERILMESI GEREKTIĞI KONUSUNDA KÜTÜPHANECILERIN GÖRÜŞLERI
Internet eğitiminin kimler tarafından verilmesi ve desteklenmesi konusunda
kütüphanecilerin düşünceleri Kişi sayısı Yüzde
%
Kütüphanecilik mesleğini bilen veya kütüphanecilik mesleğine yakın bir
bilgisayar uzmanı tarafından
24 30,76
Her kütüphanecinin çalıştığı kuruluş Internet kursunu vermeyi üstlenmelidir
20 25,64
Internet eğitimini kütüphanecilik okulları üstlenmelidir
14 17,94
Internet kurslarını ÜNAK, TKD gibi mesleki dernekler düzenlemelidir.
10 12,82
Internet kurslarını kütüphaneciler vermelidir
6 7,69
Internet kurslarını TÜBITAK vermelidir
4 5,12
Internet'e bağlı olan kütüphanelerle işbirliği yapılıp diğer kütüphanecilere bu
eğitim verilmelidir
3 3,84
Kişi kendi çabaları ile öğrenmelidir
1 1,28
Internet kursu Kütüphaneler Genel Müdürlüğü ve Milli Kütüphane Başkanlığınca
verilmelidir 1 1,28
*Birden çok seçenek işaretlendiğinden %100 çakışmamaktadır.
KÜTÜPHANECILERE VERILECEK INTERNET
EĞITIMININ NASIL OLMASI GEREKTIĞI KONUSUNDAKI BULGULAR
Internet'i kullanmak için
kütüphanecilerin yeni beceriler elde etmeleri gerektiği konusunda, deneklerin
düşüncelerini belirtmeleri istenmiştir. 78 denekten 63'ü (%80,8)
kütüphanecilerin Internet'i kullanmak için yeni beceriler elde etmeleri
gerektiğine inanmaktadır. Beş denek bu konuda düşünce belirtmezken, 10 denek
yeni becerilerin elde edilmesi gerektiği düşüncesine katılmamışlardır. (Bkz.
Tablo 28)
Tablo 27. INTERNET EĞITIMININ NASIL OLMASI
GEREKTIĞI KONUSUNDA KÜTÜPHANECILERIN GÖRÜŞLERI
Internet eğitiminin nasıl olması gerektiği
Kişi sayısı
(N=78) Yüzde
(%)
Internet eğitimi konusunda fikir belirtmeyenler 50 64,10
Uygulamaya dönük olmalıdır 22 28,20
Zaman olarak yeterli süreyi kapsamalıdır 3 3,84
Kurslar kesinlikle Türkçe olmalıdır 1 1,28
Internet kursları; katılacak olan kütüphanecilere önce bilgisayar kursu daha
sonra Internet kursu verilecek şekilde düzenlenmelidir 1 1,28
Bu eğitim sürekli olmalıdır 1 1,28
Verilmesi gereken Internet eğitiminin nasıl olması gerektiği kütüphanecilere
açık uçlu olmak üzere sorulmuştur. Yanıtlar tablo 27'de gösterilmiştir.
Yanıtlara göre 50 kişi eğitimle ilgili hiçbir düşüncelerinin olmadığını
belirtmiştir. Yirmiiki kişi de Internet eğitimi programının uygulamaya dönük
olması gerektiğini belirtmiştir. Üç kişi zaman açısından yaklaşarak; kursların
yeterli süreyi kapsamasını istemiştir. Bir kişi kursların Türkçe olması
gerektiğini savunurken, 1 kişi de verilecek eğitimin sürekli olmasını öne
sürmüştür. Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi'nden bir kütüphaneci de, Internet
eğitimi alacak olan kütüphaneciye öncelikle bilgisayar kursu verilmesini, daha
sonra Internet eğitimi verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Tablo 28, kütüphanecilerin Internet'e değgin bazı yorumlarını sergilemektedir.
Bu tabloya göre; Internet'in kütüphane işlem ve hizmetlerinde erişimi
artıracağına inanan kütüphaneci sayısı 74 (%94,9)'tür. Bu görüşe katılmayan
yoktur. Üniversite kütüphanelerinin Internet'e bağlanması gerektiğine inananlar
da 77 (%98,7) kişi olup, bu düşünceye katılmayan yoktur. Internet'in
kütüphanelere elverişli ortamlar ve yeni olanaklar sağladığına inanan
kütüphanecilerin oranı %94,9 (74 kişi)'dur.
Tablo 28. KÜTÜPHANECILERIN INTERNET'LE
ILGILI GÖRÜŞLERI (N=78)
Soru Katılıyorum
% Fikrim yok
% Katılmıyorum
%
Kütüphane işlem ve hizmetlerinde Internet kullanımı bilgiye erişimi
arttıracaktır. 74 Kişi
%94,9 4 Kişi
%5,1 0 Kişi
%0,00
Tüm üniversite ve araştırma kütüphaneleri Internet'e bağlanmalıdır. 77 Kişi
%98,7 1Kişi
%1,3 0 Kişi
%0,00
Internet kütüphanelere elverişli ortamlar ve yeni olanaklar sağlamaktadır. 74
Kişi
%94,9 4 Kişi
%5,1 0 Kişi
%0,00
Internet'i kullanmak için kütüphanecilerin yeni beceriler elde etmeleri
gerekmektedir. 63 Kişi
%80,8 5 Kişi
%6,4 10 Kişi
%12,8
Internet kullanımı konusunda kütüphaneciler kullanıcı eğitimini üstlenmelidir.
41 Kişi
%52,6 13 Kişi
%16,7 24 Kişi
%30,8
Kütüphaneciler Internet üzerinde elektronik ortamda bulunan bilgi kaynaklarının
düzenlemelidir. 37 Kişi
%47,4 32 Kişi
%41,0 9 Kişi
%11,5
Kütüphanecilerin yardımı olmadan her kullanıcı Internet'i kullanabilir. 45 Kişi
%57,7 15 Kişi
%19,2 18 Kişi
%23,1
Internet'te bulunan bilgi kaynakları yetersizdir 13 Kişi
%16,7 41 Kişi
%52,6 24 Kişi
%30,8
Kütüphanecilerin Internet aracılığı ile erişilen bilgi kaynakları hakkındaki
bilgileri çok azdır 48 Kişi
%61,5 20 Kişi
%25,6 10 Kişi
%12,8
Kullanıcıların Internet aracılığı ile erişilen bilgi kaynakları hakkındaki
bilgileri çok azdır. 45 Kişi
%57,7 27 Kişi
%34,6 6 Kişi
%7,7
Internet aracılığı ile erişilen bilgi kaynakları,diğer bilgi kaynaklarından
farklı değildir. 18 Kişi
%23,1 18 Kişi
%23,1 42 Kişi
%53,8
Çoğu kütüphaneler için Internet aracılığı ile bilgi kaynaklarına erişim
pahalıdır. 41 Kişi
%52,6 25 Kişi
%32,1 12 Kişi
%15,4
Internet aracılığı ile bilgi kaynaklarına erişim kütüphanecilerin rolünü
azaltacaktır. 23 Kişi
%29,5 6 Kişi
%7,7 49 Kişi
%62,8
Internet ortamında bulunan bilgi kaynaklarına gelince; 'Kütüphaneciler bu bilgi
kaynaklarını düzenlemelidir' düşüncesine katılan 37 (%47,4) kişidir. Internet'te
bulunan bilgi kaynaklarını yetersiz bulan 13 (%16,7) kütüphaneci varken,
'Kütüphanecilerin Internet üzerinde bulunan bilgi kaynakları hakkındaki
bilgileri çok azdır' düşüncesine katılan 48 (%61,5) kütüphaneci vardır.
'Kullanıcıların Internet üzerindeki bilgi kaynakları hakkındaki bilgileri çok
azdır' düşüncesine katılan kütüphaneci sayısı ise 48 (%61,5)' dir. Internet
aracılığı ile erişilen bilgi kaynaklarının diğer bilgi kaynaklarından farklı
olmadığına inanan kütüphaneci sayısı 18 (%23,1)'dir. Ancak 45 kütüphaneci de
Internet ortamında bulunan bilgi kaynaklarının farklı olduğunu söylemektedir.
Internet ile ilgili kullanıcı eğitiminin kütüphanecilerin üstlenmesi gerektiğine
inanan kütüphaneciler 41 (%52,6) kişidir. Buna karşın, 'kütüphanecilerin yardımı
olmadan her kullanıcı Internet'i kullanabilir' düşüncesine katılanların sayısı
45 (%57,7)'tir.
Bu bölümde, ankete katılan denek
kütüphanecilerin görüşlerine dayanarak elde edilen bulgular verildi. Bulgular
sonucu deneklerin Internet'e değgin görüşlerinin ne olduğu sergilendi. Bundan
sonraki 6. Bölüm'de bulgular değerlendirilecek ve yorumlanacaktır.
BÖLÜM 6
BULGULARIN DEĞERLENDIRILMESI VE YORUM
6.1. GIRIŞ
Beşinci bölümde elde edilen bulguların
değerlendirmesi bu bölümde yapılmıştır. Bulguların değerlendirilmesi
varsayımımız gereği ele aldığımız bazı ölçütlere göre yapılacaktır. Bu ölçütler
şunlardır:
a) Internet'ten haberdar olma
b) Internet öğrenimi
c) Internet eğitimini destekleyenler
d) Kütüphanecilerin Internet eğitimi konusunda beklentileri
INTERNET'TEN HABERDAR OLMA
Yalnızca 5 kişi (%6,41) Internet'ten
haberdar değildir. Geriye kalan tüm kütüphaneciler bağlı oldukları üniversitenin
Internet kullanmaya başlaması ve konu ile ilgili literatürü okuyarak
Internet'ten haberdar olmuşlardır. Bazı kütüphaneciler de kütüphanecilik eğitimi
sırasında Internet'ten haberdar olmuşlardır. Bu üç gerekçe, anketi yanıtlayan
kütüphanecilerce 58 kez (%74,35) yinelenmiştir. Ancak konu ile ilgili literatür
okuyanların sayısı tatmin edici düzeyde (%19,23) değildir.
Internet'i kullanmak bir uzmanlık işi
değildir. Bir yaşama biçimi olmak üzeredir. Artık insanlar haberleşmede telefon
yerine e-posta kullanmaktadır. Kişiler zaman sınırı olmadan istedikleri anda
istedikleri kişilere mesajlarını yollayabilmektedirler. Kütüphane hizmetlerinde
olmasa bile Internet'in kullanıldığı yerlere bakılırsa sıradan kişilerin bilmesi
gereken bir araç olma yolundadır. Artık 'Internet Cafe'ler bile açılmaktadır.
Bilkent Üniversitesinde öğrenci kayıtları Internet aracılığıyla yapılmaktadır.
Amerika Birleşik Devletlerinde bilgisayar kullanan kişilerin Internet ve WWW'e
olan ilgisi yüzünden halen bilgisayar ağına bağlı olan kişilerin sayısının 2000
yılına kadar 3 katına çıkacağı bildirilmektedir (Bahar 1996 : 3). Kısacası
Internet yaşamın bir parçası olmuştur. Kütüphanecilerden 5 kişinin henüz
haberdar olmaması bile tatmin edici bir sonuç değildir. Dolayısıyla bütün
kütüphanecilerin Internet'ten haberdar olması gerekir.
INTERNET ÖĞRENIMI
Kütüphanecilerin çoğunun Internet'i
kullanmayı bilmedikleri ortaya çıkmıştır. Anketi yanıtlayan 78 kütüphaneciden
31'i (%39,7) Internet'i kullanmayı bilmediklerini söylemiştir. Internet'i
kullanmayı bildiğini söyleyenlerin önemli bir çoğunluğu (28 kişi %35,9) da
Internet'i kendi çabalarıyla öğrendiklerini belirtmişlerdir. Yalnızca 15
kütüphaneci (%19,2) Internet ile ilgili bir kursa katıldığını söylemiştir.
Burada ilginç bir nokta dikkati çekmektedir. Çünkü Bilkent Üniversitesi
Kütüphanesinden anketi yanıtlayanların sayısı 28'dir. Kuruluşları ücretsiz
Internet eğitimi verdiği halde, anketi yanıtlayan 78 kişiden yalnızca 15'nin
kursa katılmış olması düşündürücüdür. Zaten Internet'i nasıl öğrendikleri
konusunda düşünceleri sorulduğunda 'ilgili bir kursa katılarak' öğrendiğini
söyleyen 3 kişi (%3,8) vardır.
Bu durumda açılmış olan bazı Internet
eğitim kurslarının kütüphanecilerin gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığı
tartışılabilir. Uygulanan eğitim programları kütüphanecilerin isteği
doğrultusunda hazırlanmamış, gereksinimleri karşılamamış olabilir. Çünkü
öğretilenler UNIX işletim sistemi ve Internet'te gezinti (navigation)
etkinlikleridir. Bunun yanısıra e-posta ile ilgili etkinliklerin anlatıldığı
bazı kurslar vardır. Bu kurslar elbetteki gereklidir. Ancak sınırlı kurs
zamanlarında bunları öğretmekle geçen zaman Internet'in kütüphane
uygulamalarından örneklerin anlatılabileceği oturumların yapılamamasına yol
açmaktadır. Hatta bunları anlatabilecek kişilerin varlığı bile tartışılabilir.
Çünkü kurslar bilgisayar uzmanları tarafından verilmektedir. Internet'i
kullanırken bir kütüphanecinin eğitim gereksinimlerinin ne olacağının
bilgisayar uzmanlarınca bilinmesi beklenemez.
Kütüphaneciler Internet'i, çalıştıkları
işyerlerinde Internet kullanan diğer kişilerden öğrenmeyi herşeye yeğ
tutmuşlardır. Çünkü 'nasıl öğrendiniz' sorusuna verilen yanıtlar arasında
'işyerimde Internet kullanan diğer kişilerden' seçeneği 13 kişi (%16,7)
tarafından vurgulanmıştır ve vurgulanan en büyük değer olmuştur. Bu rakam
herhangi bir Internet eğitimi aldığını belirtenlerin %46,4'ünü oluşturmaktadır.
Bunun anlamı şudur. Kütüphaneciler işyerlerinde bazı sorumlulukları
paylaşmaktadırlar. Iş yerlerinde bu sorumlulukları yerine getirmek zorunda
olduklarından, bilemedikleri konuları bilen bir meslektaşlarına danışırlar.
Internet'i birbirlerinden öğrenmelerinin bir nedeni budur. Yine bazı yenilikleri
birbirlerinden öğrenmeleri doğal karşılanmalıdır. Meslektaşlarının yeni bir şey
öğrenmeleri diğerlerini özendirmektedir. Bu nedenle kütüphanelerin Internet'e
bağlanarak bu ortamları oluşturmaları Internet kullanımını yaygınlaştırabilir.
Ayrıca kütüphaneciler için Internet eğitiminin daha ciddi bir biçimde ele
alınmasını sağlayabilir.
Bahşişoğlu,Çelik ve Şan'ın (1995)
sundukları bildiride de, 103 kişinin çalışmış olduğu ve araştırma kapsamına
alınan 19 kuruluşun 15'inde (N=19) Internet yine kişisel gayretlerle öğrenilmiş
bulunmaktadır. Bu sonuçlar Internet ile ilgili bir eğitim programının bugüne
değin ciddiyetle ele alınmamış olduğunun bir kanıtıdır.
Kütüphaneciler 'Internet'in anlatıldığı
bir konferansa katılma'yı bir eğitim programı olarak algılamışlardır. Bu nedenle
katılmış oldukları eğitim programlarını açıklarken 11 kişi (%39,3) ilgili bir
konferansa katıldığını belirtmiştir. Doğal olarak konferanslar da birer bilgi
kaynağıdır ancak Internet kullanım becerisini kazandıracak bir eğitim etkinliği
değildir. Buradan anlaşılan kütüphanecilerin Internet eğitimi konusunda bir
düşüncelerinin bulunmamasıdır. Çünkü beceri kazandırma eğitimi başka bir
etkinliktir. Oysa konferans, seminer, sempozyum vb. etkinlikler güncel duyuru
şeklinde bilgiler veren etkinliklerdir. Bu tür etkinliklerde haberdar olunan
gelişmeler, kişileri beceri kazandırma eğitimi almaya yönlendirebilir. Bu
nedenle yararı doğal olarak yadsınamaz.
Iyi bir Internet eğitiminden beklenen
kanımızca şudur: Internet'in kütüphane hizmetlerine katkılarını düşündüğümüzde
kütüphanecilerin kullanmayı öğrenmek zorunda oldukları Internet araçlarından
bahsedebiliriz. Bu araçlar e-posta, ftp, telnet, www, gopher v.b. araçlardır.
Elbetteki tarama sonuçlarını almak istediklerinde kütüphanecilerin e-posta
aracını kullanmayı bilmeleri gerekir. Yine uzaktan veri tabanlarına
bibliyografik bilgilerin kontrol etmek amacı ile bağlandıklarında telnet aracını
kullanmayı ve nerelerde ne gibi veritabanları olduğunu bilmeleri gerekir. Bu
nedenlerden dolayı kütüphanecilerin Internet eğitimi bazı özellikler taşır.
Kütüphaneciler için Internet eğitiminin iki yanı vardır. Bunlardan ilki
bilgisayar kullanım becerisine sahip olmaktır. Bir diğeri ise Internet
araçlarının ne gibi olanaklar sağladığını anlamak ve bu olanakları uygulamaya
koyabilmektir. Üniversitelerimiz bünyesinde kütüphanecilerin devam ettikleri
Internet kursları genel olarak bilgisayar kullanımı düzeyinde kalmış, Internet
araçları ve sağladığı olanakların uygulaması yapılamamıştır. Bu nedenle
kütüphanecilerin beklentileri karşılanamamıştır.
INTERNET EĞITIMINI DESTEKLEYENLER
Bugüne değin Internet eğitimi almış
kütüphanecilerin çoğu (%64,3) yöneticileri tarafından desteklenmiştir. Oysa
kütüphanecilerin Internet'i nasıl öğrendikleri konusunda görüşleri alındığında
'yöneticilerin özendirmesi ya da zorlaması sonucu' seçeneği hiç bir kütüphaneci
tarafından işaretlenmemiştir (Bkz. Tablo 23).
Internet eğitimi konusunda destek
aldıklarını belirten kütüphanecilerden 7 kişi kendi olanakları ile bu eğitimi
aldıklarını belirtmişlerdir. Oysa yukarıda da belirttiğimiz gibi Internet ile
ilgili olarak ÜNAK ve TÜBITAK'ın düzenlemiş olduğu 'Bilgi Toplumu ve Internet'
seminerini kütüphaneciler eğitim programı olarak algılamışlardır ve bu seminer
ücretini kendileri ödediklerinden kendi desteklerini sağladıklarını belirtmek
istemişlerdir.
Mesleki derneklerce desteklendiğini
ileri süren kütüphaneci sayısı 1'dir (Bkz. Tablo 25.). Burada yine ÜNAK ve
TÜBITAK tarafından ortaklaşa düzenlenen 'Bilgi Toplumu ve Internet' semineri
kastedilmiştir ve gerekli olan katılım ücreti dernekçe ödendiğinden böyle bir
açıklama yapılmıştır.
Bunun yanı sıra Internet eğitiminin
kuruluşundaki bilgi işlem merkezi tarafından desteklendiği görüşünü ileri süren
iki kütüphaneci Bilkent Üniversitesi Kütüphanesinde çalışmaktadır.
Kastettikleri; bağlı olduğu kuruluşun bilgi işlem birimince verilmiş olan kurs
programlarıdır. Bu kurs programları Bilkent Üniversitesi Kütüphanesinde çalışan
ve anketi yanıtlayan diğer kütüphanecilerce 'yöneticilerce desteklendi' şeklinde
yorumlanmıştır.
Görülüyor ki bugüne değin kütüphanecilere
verilen Internet eğitimini destekleyen kişi ya da kuruluşlar şunlardır
denememektedir. Çünkü bu tür çabaların geçici önlemlerle yürütüldüğü sonucu
ortaya çıkmıştır. Yalnızca ODTÜ ve Bilkent Üniversitesi kuruluş olarak bazı
eğitim programları düzenlemişlerdir. Ancak bu programların kişilere yeterli
beceriyi kazandırmadığı ortaya çıkmıştır. Mesleki derneklerin bu konuda herhangi
bir çabası yoktur. Düzenlenen bir kaç konferans kütüphanecilerin yalnızca
Internet'ten haberdar olmalarına yaramıştır. Bu küçümsenecek bir olay değildir
ama beceri kazandırma eğitimi anlamına da gelmemektedir.
Eğer bir destek aranıyorsa bunların başında yöneticiler gelmelidir. Destek
maddi veya manevi olabilir. Yöneticilerin bu konuda bir arayış ya da çaba içinde
olmadıkları gözlenmiştir. Böyle bir eğitim programına gereksinim duyulup
duyulmadığı konusunda bir düşünceleri bulunmamaktadır. Çünkü Internet ve
Internet'in kütüphane hizmetlerine getirmiş olduğu yeniliklerden haberdar olup
olmadıkları şüphelidir. Bu konuda onlara neyin engel olduğu anlaşılamamaktadır.
Kişileri Internet'i öğrenmekte serbest bırakıp özendirmemek ihmalden başka
birşey değildir. Bu, bağlı olan kütüphaneler için böyledir. Bağlı olmayan
kütüphanelerin yöneticileri henüz bağlı olmamalarının sıkıntısını bile
duymamaktadırlar. Her ne kadar 77 kişi (% 94,9) kütüphanelerin tümünün
Internet'e bağlanması gerektiğini savunmuş ise de, Internet'e bağlanmak için
çaba göstermemektedirler.
Bulgular Internet eğitiminin kimler
tarafından verilmesi gerektiğini ortaya çıkardığı gibi nasıl verilmesi
gerektiğini de yanıtlamıştır. Anket, kütüphanecilerin Internet eğitimi
konusunda çeşitli kişi ve kuruluşlardan beklentilerinin olduğunu ortaya
çıkarmıştır. Bu beklentiler aşağıda açıklanmıştır.
Katılımcılardan 24 kütüphaneci Internet
eğitim kurslarının, kütüphanecilik mesleğini bilen ya da kütüphanecilik
mesleğine yakın bilgisayar uzmanları tarafından verilmesi gerektiğini
savunmuşlardır. Bu katılımcılar, bilgisayar konusunda ayrıntılı bilgilerin ancak
bilgisayar uzmanlarınca verilebileceğini belirtmişlerdir. Bilkent
üniversitesinden bir kütüphanecinin 'Internet kursundan önce kütüphanecilere
bilgisayar kurslarının verilmesi gerekmektedir. Internet'ten ancak o zaman
verimli bir şekilde yararlanabilirler' diye belirtmesi bazı kütüphanecilerin bu
konuda bilgisayar uzmanlarından bir beklentilerinin olduğunu göstermektedir.
Bizce bilgisayar uzmanları
kütüphanecilere yararlı bazı komutları öğreterek 'Internet nedir'' 'Nasıl
çalışır'' şeklindeki bazı soruları açıklayabilirler. Ancak bu temel bilgilerden
sonra; Internet üzerinde bulunan bilgi kaynaklarına erişebilmeyi ve bu
bilgilerden nasıl, nerede, ne zaman yararlanılabileceği konusunda bilgi sahibi
olmayı sağlayan bazı kapsamlı kurslara gereksinim vardır. Bu tür kursların
kütüphaneciler tarafından verilmesi kuşkusuz daha uygundur.
Tablo 26'da ikinci olarak vurgulanan
değer 20 kişinin vurguladığı seçenektir. Bu seçeneğe göre kütüphanecilerin
çalıştığı her kuruluş Internet eğitimini üstlenmelidir. Bu kütüphanecilerin
kendi kuruluşlarının vereceği bir eğitim programını bir başka kuruluşun ya da
mesleki derneğin düzenleyeceği kursa yeğ tuttukları saptanmıştır. Bu beklenti
doğal karşılanmalıdır. Çünkü mesleki dernekler bugüne değin Internet eğitimi ile
ilgili bir olanak sağlamamıştır. Kütüphanecilik okullarında Internet'i öğrenme
şansları bulunmayan bu kütüphanecilerin kendi kuruluşlarından böyle bir
beklentilerinin olması normaldir. Çünkü sonuç olarak hizmetler kuruluş adına
verilmektedir. Bu hizmetleri verecek olan kütüphanecilerin hizmetiçi eğitiminden
de kuruluşları sorumludur. Internet eğitimi başkaları tarafından düzenlense
bile harcanacak olan zaman kuruluşlara ait zamandır. Dolayısıyla kuruluşların
çalışanlarına yeterli zamanı verip özveride bulunmaları gereklidir. Bu nedenle
kütüphanecilerin kuruluşlarından böyle bir desteği beklemek haklarıdır.
Ankete katılanların % 17,94'ü Internet
eğitiminin kütüphanecilik okullarında verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Katılımcılar bu konuda bir-iki cümle ile de olsa ayrıntılı bir düşünceyi anket
formuna yazmamışlardır. Ancak kastettikleri Internet eğitiminin örgün eğitim
kurumlarında verilmesi gerektiğidir. Özünde bu düşünceye bütün kütüphanecilerin
katılması gereklidir. Ancak buradan anlaşılan şudur: Şu anda kütüphanelerde
çalışan kişiler tekrar okula dönemeyeceklerini düşünmüşlerdir. Onları
ilgilendiren kendi eğitimleridir. Bu nedenle anketi yanıtlayan kütüphaneciler,
kütüphanecilik okullarından beklentileri olmadığı durumunu kabullenmişlerdir.
Kütüphanecilik okullarına bu görevi yükleyen kütüphaneciler ise genel
düşüncelerini belirtmişlerdir.
Hacettepe Üniversitesi Kütüphanecilik
Bölümünde eğitim programında bazı iyileştirme ya da geliştirme çalışmalarının
olduğu açıklanmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi
Kütüphanecilik Bölümünde bu tür bir çalışmanın olmadığı söylenmiştir. Yalnızca;
verilmekte olan 'Bilgi Ağları' dersinin içine Internet ile ilgili bir bölümün
olduğu ve bu bölümün anlatıldığı derslerin de uygulamaya dayalı olarak geçmediği
belirtilmiştir. Istanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümünde de Internet
eğitimi ile ilgili çalışmaların yeterli olmadığı bilinmektedir.
Katılımcılardan 10 kişi, Internet
eğitiminin TKD (Türk Kütüphaneciler Derneği) ve ÜNAK (Üniversite ve Araştırma
Kütüphanecileri Derneği) gibi mesleki kuruluşlarca üstlenilmesi gerektiğini
belirtmişlerdir. Geçmişte kütüphanecilik okullarında Internet'i öğrenemeyenler
kuruluşlarının açacağı bir kursta ya da daha önemlisi mesleki derneğin
düzenleyebileceği bir kursta bu olanağı bulabilirler. Bu nedenle mesleki
derneklere bu görev düşmektedir.
Katılımcılardan 6 kişi Internet
kurslarının kütüphanecilerce verilmesi gerektiğini savunmuştur. Üç kişi
'Internet'e bağlı olan kütüphanelerin kütüphanecileri bir işbirliği programı
çerçevesinde diğer kütüphanecilere deneyimlerini aktarabilir ve bilmeyenlere
bildiklerini öğretebilirler' şeklinde düşüncelerini açıklamışlardır.
Kütüphaneciler birbirlerine destek olmalıdırlar. Hatta ilişkilerini hiç
kesmemeleri gereken bir meslek grubunun üyeleridir.
Internet olanaklarından yararlanarak
kütüphane hizmetlerine yenilik kazandıran herhangi bir kütüphane bunu
sergilemekten onur duyar ve bunun diğer kütüphanelerde de yaygınlaşması için
elinden gelen yardımı yapar. Ancak kütüphanecilerin, Internet'e bağlı olan
kütüpanecilerden beklentilerinin olması diğer kütüphanelerden okul olmasını
istemekle eşdeğerdir. Kataloglama işlemlerinin elle yürütüldüğü dönemlerde
kütüphaneler birbirlerine eleman desteği yapar, başka kütüphanenin elemanını
yetiştirmeye çalışırlardı. Bu araştırmada aynı tip bir beklenti ile Internet'i
öğrenme yolunu seçen bazı kütüphanecilerin olduğu saptanmıştır. Oysa
Internet'tin 'tartışma ve haber listeleri' kullanım kategorisi böyle bir
paylaşma ve dayanışma ortamını zaten yaratmıştır. Gerektiğinde sorunlarını
aktarıp çözüm bulabilecekleri bu ortamdan yararlanabilirler. Dolayısıyla
kütüphanecilerin Interneti bilmemelerinden dolayı bu tür bir isteğin geldiği
anlaşılmaktadır.
Internet eğitiminin başka kuruluşlarca
verilmesi yolunda bazı görüşler de vardır. Bu görüşlere göre, Internet kursunun
Kütüphaneler Genel Müdürlüğü ve Milli Kütüphane Başkanlığınca verilmesi uygun
görülmüştür. Bunu söyleyen 1 kişidir. Yine YÖK Dokümantasyon Merkezinden bir
kütüphaneci 'Internet'ten sorumlu kuruluş olarak Internet eğitimini TÜBITAK'ın
üstlenmesi...' gerektiğini söylemiştir.
Bu tip merkezi örgütlerin, kütüphanecilik
mesleğine katkısı olan teknolojik yeniliklerin uygulamasında önderlik yapması
gerekmektedir. TÜBITAK yapmış olduğu çalışmalarla bu görevini yerine
getirmektedir. TR-NET'i ODTÜ ile ortaklaşa kurarken Internet'in ülke içinde
yaygınlaşmasının temelini atmıştır. Ancak Milli Kütüphane ve Kütüphaneler Genel
Müdürlüğü bu görevlerini yerine getirmemektedirler.
INTERNET EĞITIMININ NASIL OLMASI GEREKTIĞI KONUSUNDA BULGULARIN
DEĞERLENDIRILMESI
Kütüphanecilerin Internet eğitiminin
nasıl olması gerektiği konusunda 50 kişi (%64,10)'nin suskun kalması bazı
gerçekleri açıklamaktadır. Bu gerçek şudur: Kütüphaneciler Internet eğitiminden
neyi anlamaları gerektiğini bilmemektedirler. Çünkü Internet'in kütüphane
hizmetlerinde nasıl kullanıldığı konusunda belirli bir düşünce ortaya
koymamışlardır. Internet kullanımları uzak giriş ile bazı veri tabanlarını
taramak ve e-posta ile iletişim kurmak ile sınırlı kalmıştır.
Internet eğitiminin nasıl olması
gerektiği doğrultusunda düşüncelerini belirten kişilerin beklentileri şöyle
saptanmıştır:
-Kursların özelliği: Kurslar kesinlikle
uygulamaya dönük olmalıdır.
Kütüphaneciler için Internet henüz 'bir
bilinmeyen'dir. Internet zaman zaman herkes için bir bilinmeyeni ifade edebilir.
Bu nedenle Internet'i kendi başına keşfetmek çok zevkli ve heyecanlı olabilir.
Ama kütüphanecilerin Internet'i sınırlı bir kavram olarak algıladıkları bu
düşünceleri ile ortaya çıkmıştır. Kütüphane hizmetlerinde Internet belirli bir
iş için kullanılıyormuş gibi düşünülmekte ve kütüphaneciler bu kalıplaşmış
işlerin kendilerine uygulamalı bir şekilde öğretilmesini beklemektedirler. Oysa
Internet onlara sınırsız olanaklar tanımaktadır. Kütüphaneciler bugüne değin
bilgilerin organizasyonu ile ilgili kazandıkları deneyimleri sayesinde,
Internet'ten nasıl yararlanmaları gerektiği konusunda özgürce karar
vermelidirler.
Kuşkusuz Internet'i tanıtma, UNIX işletim
sistemi ve bazı bilgisayar komutlarının öğretildiği kurslar çok yararlıdır. Bu
kurslar bilinen uygulamalı yöntemlerle yapılabilir. Ancak Internet ve sağladığı
olanakların kütüphanecilerce keşfedilmek istenmemesi kütüphanecilerin bu konuda
endişelerinin olduğunu ortaya koymuştur.
-Zaman: Kurslar ne çok kısa ne de
gereğinden uzun olmalıdır.
Üç (%3,84) kütüphaneciden böyle bir istek
gelmiştir. Bu kütüphaneciler bugüne değin almış oldukları hizmet içi eğitim
programlarından kazanmış oldukları deneyimlere dayanarak bu isteklerini
belirtmişlerdir. Hacettepe Üniversitesi Kütüphanesinden bir katılımcının
'Yeterli süreyi kapsamaması halinde kurstan öğrenilenler çok çabuk unutulmakta
ve yeni bir kursa ihtiyaç duyulmaktadır' şeklinde düşüncesini belirtmesi bu konu
üzerinde düşünülmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Internet'in öğrenilmesi bizce iki
bölümden oluşur. Bunun bir bölümü bilgisayarla ilgili bölümüdür ki bunun
öğrenilmesi gereken yanı yararlı bir kaç komut, ve 'Internet nedir'' 'Nasıl
çalışır'' gibi sorulara dayanır. Bu temel bilgilerin alınması için belli bir
sınır konabilir. Oysa Internet ve onun sınırsız yapısının hangi yanı
öğretilecektir ve bunun zaman sınırı nasıl konacaktır' Yalnızca Internet'in
kütüphane hizmetlerinde belirli bir uygulaması belki sınırlı bir şekilde
öğretilebilir. Örneğin; locis.loc.gov. adresinden Kongre Kütüphanesinin
çevrimiçi kataloğuna nasıl erişileceği ve oradan elde edilen hazır katalog
bilgilerinin kendi kütüphanesinin çevrimiçi kataloğuna nasıl transfer edileceği
öğretilebilir.
Internet'in öğrenilmesi gereken çok yanı
var. Her geçen gün yeni bir şeyler keşfetmek olanaklı. Dolayısıyla
kütüphanecilerin buna hazırlıklı olmaları gerekir. Bulgularımız,
kütüphanecilerin Internet'i hala bir kaç derste öğrenebilecekleri bir olgu
olarak kabul ettiklerini göstermiştir. Bu da kütüphanecilerin bu konudaki
bilgilerinin yeterli olmadığını göstermektedir.
-Dil: Kurslar kesinlikle Türkçe
olmalıdır.
Bu istek bir kişi (%1,28) tarafından belirtilmiştir. Bu kütüphaneci daha önce
katıldığı bir hizmetiçi eğitim programından edinmiş olduğu deneyime dayanarak
bu düşünceyi ileri sürmüştür. Buradan varılması gereken sonuç şudur: Internet
eğitimi düzenlenirken katılımcı her kim olursa olsun kursların, eğitim
programına katılacak olan kişinin kendi dilinde olmasına özen gösterilmelidir.
Ancak unutmamalıdır ki Internet dünyayı bizim bilgisayar ekranımıza taşımıştır.
Artık orada yeni bir dil konuşulmaktadır. Internet'in içinde bulunan bilgi
kaynakları da her dilde olabilmektedir. Internet olanaklarından etkin bir
biçimde yararlanabilmenin bir yolu da yabancı dil bilmektir. En çok kouşulan dil
olduğundan dolayı Ingilizceyi bilmek çok yararlı olabilir.
-Bilgisayar kursları: Bilkent
Üniversitesi Kütüphanesinden bir kütüphanecinin, 'Internet eğitimi alacak kişiye
öncelikle bilgisayar donanımları ve yazılımı konusunda bir eğitim programı
verilmelidir. Bundan sonraki ilk aşama Internet eğitimine geçmek olmalıdır'
şeklinde bir düşünce ileri sürdüğü yukarıda belirtilmişti. Kütüphanecilerin bu
konuda eksiklikleri vardır. Bilgisayar işletim sistemi, yayın tarama, tarama
sonuçlandıktan sonra kullanılan aşağı indirme (download), yazıcıya gönderme (print),
saklama (save) vb. işlemlerin bilinmesi gereklidir. Kütüphanecilerden bu istek
bir kişiden gelmiştir ama bu kişi Bilkent Üniversitesi Kütüphanesinde bilgisayar
sistemleri sorumlusu olarak görev yapmaktadır. Bu kişinin gözlemi çok önemlidir.
Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi gibi bilgisayar ağları ile donatılmış bir
kütüphanede böyle bir eksikliği belirtmiş olması düşündürücüdür. Bu,
kütüphanecilerin bu konuda da bir eğitime gereksinimleri olduğunu
göstermektedir.
-Sürekli eğitim: Kütüphanecilerden Internet eğitiminin sürekli olmasını savunan
1 kişi (%1,28) vardır. Kuşkusuz her beceri elde edildikten belli bir süre sonra
eskimekte ve yenilikler karşısında eski deneyimler yetersiz kalmaktadır.
Sürekli eğitim yeni deneyimlerin kazanılmasını sağlar.
Görülüyor ki belli bir konuda görüş
sahibi olmak o konu ile ilgili sorunları daha iyi açığa çıkarmak anlamına gelir.
Bu araştırmada bulgular değerlendirirken bazı zorluklara karşılaşılmıştır. Çünkü
çok büyük bir eksiklik olduğu halde kimse bilgisayar kullanımı konusundaki
eksikliğini dile getirmemiştir. Bunu Bilkent Üniversitesi Kütüphanesinde
bilgisayar sistemlerinden sorumlu bir kütüphaneci dile getirmemiş olsa böyle bir
sorun atlanmış olabilirdi.
Internet hiç bilinmediği için eğitim
konusundaki beklentiler kütüphaneciler tarafından yeterince açıklanamamıştır.
Internet kullanan kişilerin bu beklentilerini dile getirmiş olmaları
diğerlerinin de beklentilerine ışık tutmuştur.
Keşfedilen önemli gerçeklerden biri de
şudur: Internet olgusu şu anda bir geçiş dönemi geçirmektedir. Herşey tam
anlamıyla netleşmemiştir. Bu nedenle ne yöneticiler ne de kütüphaneciler kendi
düşüncelerini tam olarak belirleyememişlerdir. Çünkü onlar da Internet'i tam
olarak bilememektedirler.
6.9. ÖZET
Bu bulguların değerlendirilmesi bize şunu göstemiştir: Ankara'daki üniversite
kütüphanelerin çoğu Internet'e bağlı olmalarına rağmen Internet'i sağlıklı bir
biçimde kullandıkları söylenemez. Bu kütüphanelerde Internet'i etkin biçimde
kullananların sayısı tatmin edici düzeyde değildir.
Kütüphanecilerin Internet eğitimi yok
denecek kadar azdır. Yukarıda belirtildiği gibi iyi bir Internet eğitiminde
kütüphanecilerin e-posta, ftp, telnet, www, gopher v.b. Internet araçlarını
öğrenmeleri ve web sayfası oluşturma gibi becerileri kazanmaları gereklidir.
Oysa bizim bulgularımız kütüphanecilerin iyi bir Internet eğitimi almadıkları
saptanmıştır ve bu konuda fikir belirtmeyen kütüphaneciler bile olmuştur.
Eğitim almış olanlar da Internet'i tam
olarak özümseyememişlerdir. Deneklerin kendi ifadeleri ile böyle bir eğitim
programını gereksindiklerini ortaya koymuşlardır.
SONUÇ VE ÖNERILER
Internet olgusu ile kütüphanecilik mesleği değişikliklere ve yeniliklere
hazırlanmaktadır. Gelişen teknoloji ve yapılan çalışmalar bunu göstermektedir.
Kütüphanecilerin de bu yeniliklere hazırlanması gerekmektedir. Kütüphane
işlemlerinin nasıl olması gerektiği konusunda öneriler getirip tartışmak ve yeni
sonuçlara varmak gerekmektedir. Bunun için belli bir zamanın geçmesi
beklenmelidir. Meslek bir geçiş süreci içindedir. Bu geçiş dönemi yaşanırken
kuşkusuz bazı sorunlar olacaktır. Sorunları göğüsleyebilecek bir kütüphaneci
grubunun varlığı ile bu geçiş dönemi atlatılabilir. Bu herşeyden önemlidir.
Kalin ve Tennant'ın dediği gibi: (1991 : 28 ) '...Internet ortamında oluşan
bilgilerin yayımında, kütüphaneciler kendi rollerinin ne olacağını
değerlendirmek durumundadırlar.'
Kütüphaneler çalışan kadroları ile
yücelirler. Eğer kütüphaneciler bu konuda ciddi atılımları
gerçekleştirebiliyorlarsa, bugünkü iletişim teknolojisinin yardımı ile çoğalan
ve yayılan bilgilerin organizasyonunda önemli rol oynayabilirler. Kütüphaneciler
olarak ancak böyle bir durumda umutlu olmak olasıdır.
Ankara'da bulunan üniversite
kütüphanelerinin çalışanları bu konuda kendilerini yetiştirmeyi istemektedirler.
Kütüphaneciler Internet kullanıcıları olarak yine Internet eğitimine gereksinim
duyduklarını ortaya koymuşlardır. Bu sonuç varsayımımızın doğru olduğunu
kanıtlamıştır.
Bu araştırmada Internet'in kütüphanecilerce nasıl kullanıldığı saptanmıştır.
Kütüphaneciler Internet'i şu anda çoğunlukla haberleşme ve e-posta olanağından
yararlanmak için kullanmaktadırlar.
Internet'i kullanmalarının ikinci nedeni
de uzaktan veri tabanlarını taramaktır. Bu araştırmanın bize kazandırdığı en
önemli verilerden biri de şu olmuştur: Ankara'da üniversite kütüphanelerinde
Internet çok az kişi tarafından ciddi amaçlarla kullanılmaktadır. Internet'in
kullanım şekli yönetimce belirlenmemiş, herhangi bir iş tanımına
dayandırılmamıştır. Internet bazı geleneksel kütüphane işlemlerinde
(bibliyografik kontrol, yayın taraması vb.) kullanılmaktadır. Oysa Internet'in
getirmiş olduğu bazı olanaklarla biçim ve şekil değiştiren kütüphanecilik
hizmetleri vardır. Bu hizmetlerin sınırlı olarak verildiği gözlenmiştir.
Kuşkusuz Internet kullanımının verimli
olması konusunda bazı çabalar saptanmıştır. Ancak özel statüdeki üniversite
kütüphaneleri değerlendirme kapsamı dışında bırakıldığında durum pek iç açıcı
değildir. Oysa son aşamada Internet bir araçtır. Genel olarak sunduğu olanakları
iyice anlamak, bu olanakları değerlendirmek ve bu araçtan yararlanma yolunda
çareler aramak gerekmektedir. Internet'e bağlanmakla her iş bitmemektedir.
1. Kütüphane yöneticileri kütüphaneciler
başta olmak üzere tüm kütüphane çalışanlarını Internet kullanmaya
alıştırmalıdırlar.
2. Kütüphane yöneticileri, kütüphanecilerin bu alışkanlığı kazanabilmeleri için
hizmet içi eğitim kursları düzenlemeli ve kütüphanecilerin bu kurslara devam
etmelerini sağlamalıdırlar.
3. Kütüphane yöneticileri bu kursların düzenlenmesi için gerekiyorsa mesleki
derneklerle ilişkiye geçmelidirler ve bu konuda başka neler yapabileceklerini
yine mesleki derneklerle tartışmalıdırlar.
4. Üniversite Kütüphanelerinin Daire Başkanları yapmış oldukları rutin
toplantılarında, elektronik bilgi kaynakları üzerinde tartışmalı ve bir
işbirliği projesi çerçevesinde bu konuda yardıma gereksinim duyan kütüphanelere
yardım etmeyi taahhüt etmelidirler.
Sonuç olarak, bu araştırma bize şunu
göstermiştir. Önümüzdeki yıllarda Internet kütüphane hizmetlerinin verilmesinde
en temel araçlarından birisi olacaktır. Bu iletişim aracı bilgi değişiminde,
dolayısıyla kütüphane hizmetlerinde etkin bir rol oynayacaktır. Bu nedenle
kütüphanecilerin bu iletişim aracını benimsemeleri ve vermekte oldukları
hizmetleri yeniden yapılandırırken Internet'i düşünmeleri gerekmektedir.
Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde çalışan tüm kütüphanecilerin bu gerçeği
anlamaları zor olmamıştır. Ancak olumlu sayılabilecek atılımları gerçekleştiren
kütüphane sayısının az olması bu konudaki çabalarının yetersiz olduğunu
göstermiştir.
KAYNAKÇA
AKGÜL, Mustafa
1994 Internet: Bilgiye Erişimin Yeni Araç ve Olanakları,
(Version 1.0), Ankara: TR-NET.
ARMS, Caroline R., Ed.
1990 Campus Strategies for Libraries and Electronic Information ,EDUCOM,
Strategies Series on Information Technology. Bedford, MA: Digital
Press, 1990.
ARMS, Caroline R.
1990 'New Information Infrastructure', Online , 14, 5:15-22.
BAHŞIŞOĞLU, H. K., Y. ÇELIK ve M. ŞAN
1995 'Kütüphane / Bilgi Merkezlerinde Internet Kullanımı ve Geleceği
(Yayımlanmamış bildiri),1.Türkiyede Internet Konferansı,17- 18 Kasım,
Bilkent Üniversitesi: Ankara.
BOSS, Richard W.
1982 Automating Library Acquisition: Issues and Outlook. White
Plains, NY: Knowledge Industry Publications 16.
BROWN, Cristopher C.
1994 'Creating Automatic Bibliographies Using Internet- Accessible
Online Library Catalogs', Database, 17, 1:67-71.
COMPUTERWORLD
1996 a 'Tur Fiyatı Belli Oldu Sıra Net'te', Computerworld,
22-28 Nisan, Yıl 7., s.5.
COMPUTERWORLD
1996 b 'TurNet'te Yol Ayrımı', Computerworld,
20-26 Mayıs, Yıl 7., s.10.
COURSEY, David
1991 'Riding the Internet', Infoworld, Feb 4. p.48.
CRAWFORD, Walt
1988 Current Technologies in the Library: An Informal Overview. Boston
MA: G.K. Hall.
BAHAR, Nezihe
1996 'Bilgisayar ve Internet Dünyası', Cumhuriyet Bilim Teknik,
Sayı:480:3.
ÇAĞILTAY, Kürşat
1995 Herkes için Internet.
Ankara: TÜBITAK, Enformasyon Teknolojileri Müdürlüğü, Dok. No: IPG-95-02.
ÇELIK, Yaşar
1995 'Internet: Kütüphane Hizmetlerine Katkıları', Türk
Kütüphaneciliği, 9, 2:124-134.
ÇUBUKÇU, Faruk
1991 Ansiklopedik Bilgi Işlem Terimleri Sözlüğü. Istanbul Türkmen Kitabevi.
Bilgisayar Dizisi No 9.
Devlet Planlama Teşkilatı
1987 1987 Yılı Icra Planı. Sosyal Sektörler; Eğitim (Yükseköğretim)
Ankara: DPT.
DENTON, Barbara
1992 'E-Mail Delivery of Search Results via the Internet', Online, 16,
2:50-53.
DOWLIN, E. Kenneth
1995 'Distribution in Electronic Environment or Will There be Libraries
as we Know Them in the Internet World', Library Trends, 43, 3:409-417.
Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü,
1989 Yüksek Lisans ve Doktora-Sanatta Yeterlilik Tezleri Yazım ve Basım
Yönergesi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
HALE, Marylou
1995 'Automated Library Acquisitions and the Internet: A new Model for
Business', The Acquisitions Librarian, 13, 14:65-82.
ITS CD-ROM Directory
1996 Info Technology Supply Ltd.
London : Disc to print.
JACKSON, Mary E.
1993 'Document Delivery over the Internet', Online, 17, 2:14-21.
KALIN, Sally W. and Roy TENNANT,
1991 'Beyond OPACs...The Wealth of Information Resources on the Internet',
Database, 14, 4:28-33.
KAPTAN, Saim
1991 Bilimsel Araştırma Teknikleri ve Istatistik Teknikleri. Ankara:
Rehber Yayınevi.
KEAYS, Thomas
1993 'Searching Online Database Services Over the Internet', Online,
17, 1:29-33.
KÖKSAL, Aydın
1981 Bilişim Terimleri Sözlüğü. Ankara:Türk Dil Kurumu.
KROL, E.
1992 The Whole Internet: User's Guide and Catalog. Sebastopol, CA: O'
Reilly&Associates Inc.
LADNER, Sharyn J. and Hope N. Tillman.
1993a The Internet and Special Librarians: Use Training, and the
Future. SLA Research Series No.10. Washington, DC: Special Libraries
Association.
1993b "Using Internet for Reference",
Online, 17, 1:45-50
LANCASTER, F.W.
1978 Toward Paperless Information Systems.
New York: Academic Press
Library and Information Science Abstracts.
1969- London: Library Association.
Library of Congress
1963 'Automation and the Library of Congress.' Washington, D.C.:
Library of Congress.
MALLENDORF, Scott A.
1994 'Automating Access to Internet Resources at the Reference Desk' ,Online
, Sept.1994 :69-73.
MARSHALL, David L.
1993 'The Internet Connection for Electronic Ordering.' Computers in
Libraries, 13, 3:26-28.
NEUBAUER, Karl - Wilhelm
1994 'Express Ordering and Delivering System of Journal Articles- JASON NRW',
Libri, 44, 4:388-392.
NOTTES, Greg R.
1993 "Offspring of OPAC: Local Databases on the Net." Database, 16,
3:109-110.
PITTER, K. ve diğerleri
1995 Herkes Için Internet Rehberi Literatür Yayıncılık,
Istanbul.
SARIHAN, Tan Deniz
1995 Herkes Için Internet. Sistem Yayıncılık,
Istanbul.
SAUNDERS, Laverna M.
1992 "The Virtual Library Today", Library Administration and
Management 6, 2:66-70.
STIGLEMAN, Sue
1992a 'EndNote Plus: Macintosh Bibliography Power on a PC', Database, 15,
5:50-55.
1992b 'Bibliography Formatting Software:
A Buying Guide', Database, 15, 1:15-27.
1993 'Bibliography Formatting Software:Update',
Database, 16, 1:15-27.
T.C. Kültür Bakanlığı
1993 'Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni-Türk Kütüphaneciliği:
Dizin(1952-1992). Ankara: T.C.Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel
Müdürlüğü Kütüphanecilik dizisi No:24.
TENNANT, R., J. OBER, ve A.G. LIPOW
1996 Internet El Kitabı, Ankara,
Türk Kütüphaneciler Derneği,
TENOPIR, Carol
1992 'Online Searching with Internet.'Library Journal,
117, 21:102-104.
TONTA, Yaşar
1995 'Internet, Elektronik Kütüphaneler ve Bilgi Erişim.'
(Yayımlanmamış bildiri),1. Türkiye'de Internet Konferansı, 17-18 Kasım
Bilkent Üniversitesi: Ankara.
1996 Internet ve Uygulamaları Ankara
:Hava Kuvvetleri Komutanlığı,
Hv. K. Kh. Basımevi.
Türkiye Makaleler Bibliyografyası.
1952- Ankara: Milli Kütüphane Bibliyografya Enstitüsü.
Türkiye Bibliyografyası.
1952- Ankara: Milli Kütüphane Bibliyografya Enstitüsü.
UYSAL, Neşecan
1994 'YÖK Dokümantasyon Merkezi Tez Veri Tabanı ve Erişim Özellikleri'
Kütüphanecilikte Bilgi-Belge Işbirliği,Milli Kütüphanelerarası Iletişim ve
Dünyadaki Teknolojik Gelişmelerin Aktarımında Ilkelerin Tesbiti Sempozyumu.
22-25 Eylül 1992 Milli Kütüphane: Ankara.
YURDADOĞ, Berin U.
1974 Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü. Ankara: Ankara Üniversitesi
Basımevi (Türk Dil Kurumu Yayınları, No: 394).
VALAUSKAS, Edward J.
1994 "Using Internet in Libraries", IFLA Journal, 20, 1:22-28.
For
further Information send your message to
erol.olcay@karaelmas.edu.tr ,
please.