Aksaray’da Kısa ve Orta Vadede Büyük Bir Deprem Olası Değil

Niğde Bor’da meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından bir değerlendirme yapan Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yıldız, bilimsel verilere göre Aksaray’da kısa ve orta vadede büyük ve yıkıcı bir depremin olası görünmediğini söyledi.

- Araştırmalara Göre Bir Yüzey Kırığı Tespit Edilemedi -

Yaşanan sarsıntının Aksaray’da da hissedilmesi nedeniyle telaşla evlerinden çıkan vatandaşların bir kısmı, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sokaklarda kaldı ve yeniden evlerine dönmekte endişe etti. Aksaray’ın deprem sarsıntılarını çok fazla deneyimleyen bir şehir olmadığı için kısa süreli de olsa panik dalgasının yaşandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yıldız, merak edilen kimi sorulara açıklık getirdi. 20 Eylül akşamı yaşanan depremin Tuz Gölü fay hattı ile alakasının olmadığını, bu hatla alakalı yeni bir kırılmanın yaşanıp yaşanmadığına dair soruların ise ancak zaman içinde netleşebileceğini kaydetti. Depremin ardından Obruk Köyü’nde yapılan saha incelemelerinde herhangi bir yüzey kırığının tespit edilemediğinden bahseden Yıldız, “Bölgede bir yıkım meydana gelmedi. Sadece bazı kerpiç ve çürük yapılarda çatlaklar oluştu. Bu büyüklükteki bir depremin sarsıntısı hissedilir ancak çürük yapılar hariç herhangi bir yıkım meydana getirmez” dedi.

- Son Yüzyılda Aksaray’da Yıkıcı Bir Deprem Yaşanmadı -

Yaşanan sarsıntının Aksaray ve bölgesinde yeni depremler meydana getirip getirmeyeceğine ilişkin net bilgiler vermenin mümkün olmadığını, ancak bazı öngörülerden bahsedilebileceğini aktaran Yıldız, “Depremin ne zaman meydana geleceğini bilemeyiz ama eldeki veriler ışığında bir takım öngörülerde bulunabiliriz. Aksaray’dan da geçen Tuz Gölü fay hattı, bilimsel hesaplamalara göre 6.5 şiddetinde bir deprem üretebilir. Fakat tarihsel süreçlere bakıldığında bu fay hattının ne sıklıkta deprem ürettiğine ilişkin bilgiler net değil. 250 yılda bir gibi yuvarlak bilgiler var. Güncel kayıtlar 1900’lü yıllardan günümüze kadar olan bilgileri bizlere aktarıyor. Bunlar incelendiğinde son yüzyılda Aksaray’da yıkıcı etkiye sahip herhangi bir depremin yaşanmadığı görülüyor. Kaldı ki 20 Eylül akşamı yaşanan depremin bu fay hattıyla da ilgisi yok. Buradan hareketle, Aksaray’da kısa ve orta vadede büyük bir depremin meydana gelmesi olası görünmüyor” dedi.

- İnsanların Bir Kısmı Sarsıntıyı Neden Daha Şiddetli Hissetti? - 

Aksaray’da yaşayan insanların bir kısmının depremi daha güçlü, bir kısmının ise daha düşük bir sarsıntı şekilde hissettiklerini de vurgulayan Mustafa Yıldız, şöyle devam etti: “Deprem, Aksaray şehir merkezinin farklı bölgelerinde yaşayan insanlar için -izafi olarak- farklı hissedildi. Merkezde yaşayanlar, merkeze daha uzak mahallelerde yaşayanlara göre sarsıntıyı daha güçlü hissettiklerini belirtiyorlar. Bunun nedeni zemin yapısındaki farklılıklardır. Aksaray il zemini her bölgeye homojen şekilde dağılmıyor. Örneğin; TOKİ bölgesindeki evlerin oturduğu zemin ile Fatih Mahallesi’ndeki evlerin oturduğu zemin aynı değil… Farklı zemin yapıları, sarsıntı salınımlarını da farklılaştırmaktadır.”

Sözlerinin son bölümünde endişeye ve paniğe gerek olmadığının altını çizen ASÜ Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yıldız, “İnsanlarımız tedirgin olmasınlar, endişeye gerek yok, yeni artçılar beklenmiyor. Depremin meydana geldiği hat yeni bir hat ve bilgiler zaman içinde daha da netleşecektir. Bölgeye ilişkin araştırma çalışmaları devam etmektedir” dedi. 

2564